01 Temmuz 2008 Salı

Merkez Bankası Dalgasını Geçiyor...

Merkez Bankası yetkilileri, yasanın yürürlük tarihi itibariyle 3 ayda bir yaptıkları açıklamalarıyla olduğu gibi, bu dönemde 01/04/2008 - 01/07/2008 tarihleri arasında uygulanacak olan, aylık akdi faizi % 4.54, temerrüt faiz oranlarını ise,% 5.29 olarak belirlemişlerdir.
Bankaların faiz ortalamalarını temel alarak belirlediklerini ifade ettikleri gibi, belirlenen yüksek faiz oranlarına %0,5 gibi gerekçesi belli olmayan bir piyasa marjı oranı ekleyerek, bankaların haksız kazanç sağlamalarına yeni bir katkı sağlamışlardır.
Bu durum kredi kartı kullanıcıları açısından sorunlarının artarak devam etmesine devam ederken,Merkez Bankası,TÜBİDER in tüketiciler adına yaptığı sorunlara dikkat çeken açıklamalarını göz ardı ederek bankaların isteklerini yerine getirmeye devam etmektedir.Kredi kartı faizlerinin enflasyonun 8 katını aşan bir oranda uygulanması ayıplı hizmet uygulamasının gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu fahiş faizlerin belirlenmesinde ülke gerçeklerine uygun temel alabilecekleri ekonomik kriterler yok mu dur? (Açıklanan enflasyon oranı, Tüketici kredileri faiz oranı, Hazine borçlanma/borç verme faiz oranları gibi.)
Merkez bankasının sonuç olarak bankaların istekleri doğrultusunda hareket ederek, uluslararası bankacılık uygulamalarını esas alması ile, başkanının bankalar birliği temsilcisi gibi davranmasıyla da, ülke gerçeklerine, kamu yararına ve tüketici yasasına aykırı davranmaktadırlar.

Bu gün bankaların faiz uygulamaları incelendiğinde özellikle de temerrüt faiz oranlarının bazı bankalarca keyfi ve fahiş olarak uygulandığı görülecektir.
Merkez Bankası sitesinde, bankaların akdi ve temerrüt faiz oranlarının yayınlandığı listede bazı bankalara ilişkin oranlar eksik ve yanlış verilmiştir.
Bankaların bu gün, akdi faiz oranlarını
% 2,75 ile % 4,54 arasında uyguladıklarını görüyoruz. Ortaya çıkan bu faiz farkı, hizmet kalitesindeki hangi farkı ifade etmektedir. Bankaların bu farkı izah edebilmesi olanaklımı dır?
Para politikalarına ilişkin kamu yararına uygun çalışmalar yapmak, kamu yararına uygun önlemler almak gibi görevleri de olan Merkez Bankasının, kar peşinde koşan ticari bir işletme mantığı ile istediğim faiz oranını açıklarım yaklaşımı içinde tüketicileri mağdur etme hakkı yoktur.
Umuyoruz ki, Merkez Bankası yetkilileri, yakın geçmişte yaşanan kredi kartları mağduriyetlerinden kaynaklı intiharlardan, aile facialarından sonra, konunun toplumsal boyutunu ve hassasiyetini kavramışlardır.

Tüketiciler ülkeyi yönetenlerden, ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler üretmelerini bekliyor.
*5464 sayılı kanunun, Anayasaya ve yasalara aykırı hükümleri tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak yeni bir düzenlemeyle, başta Merkez Bankasına verilen faiz belirleme yetkisi olmak üzere zaman geçirmeden öngörülen yasal değişiklikler yapılmalıdır.

İlgili yasal değişiklikler yapılıncaya kadar,
* Merkez Bankası, tüketici örgütlerinin ve ilgili kesimlerin görüşlerini alarak kredi kartı faiz oranlarını açık ve şeffaf biçimde belirlemelidir.
*Merkez Bankasınca faiz belirlenmesinde kullanılan ve dayanağı olmayan % 0,5 piyasa marjı oranı, uygulaması kaldırılmalıdır.
*Akdi faiz ile temerrüt faiz oranları ilgili tüm belgeler üzerinde 4077 sayılı TKHK un 10/d hükmüne göre ayrı ve açık olarak belirtilmelidir.
* Ülkemizde son dönemde yaşanan döviz yükselişi, faiz oranlarındaki göreceli artışlar ile para piyasalarındaki tedirginlikler gerekçe gösterilerek kredi kartı faiz oranlarını arttırmak yada aynı düzeyde tutma fırsatçılığı da asla düşünülmemelidir.
*% 4.54 oranındaki, aylık akdi faiz uygulaması ile % 5.29 oranındaki gecikme faiz oranları değiştirilerek, yeni dönemde uygulanacak akdi faiz oranı tavanı % 2,5 olarak belirlenmelidir.
Gibi tüketici taleplerini kamuoyu önünde açıklamamıza karşın, Bankalar birliği sözcüsü gibi davranarak açıklanan, kredi kartı kullanıcısı tüketicileri mağdur eden fahiş faiz oranlarını kabul etmeyeceğiz.
Açıklanan/açıklanacak faiz oranlarından kaynaklı yaşanacak kredi kartı mağduriyetlerinin sorumlusu Merkez Bankası yetkilileri olacaktır.
Kaynak : tubider.com

31 Mayıs 2008 Cumartesi

AİHM'DE KAZANILAN TÜRKİYENİN İLK TÜKETİCİ DAVASI...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Tüketici Bilincini Geliştirme
Derneği (TÜBİDER)'in, Telekom aleyhine açtığı davada ''adil yargılama
yapılmadığına'' hükmetti.
AİHM, 27 Şubat'ta Türkiye ile ilgili olarak karar verdiği 29 dava arasında
yer alan tek tüketici hukuku davasında TÜBİDER'i haklı bularak, Türkiye
Cumhuriyeti'nin ''yeniden yargılama yapmasına'' karar verdi.
TÜBİDER, 1998 yılında Telekom'un sabit hatlarda 50 kontör karşılığı 400
bin lira aylık sabit ücret uygulamasında, Telekom tarafından
tüketicilerden 6 ay boyunca alınan ücretin iadesi talebiyle dava açmıştı.
Konuyla ilgili olarak AA muhabirine bilgi veren TÜBİDER Genel Başkanı Fuat
Engin, Danıştay'ın 6 ay içinde Telekom'un bu uygulamasının yürütmesini
durdurduğunu, ardından da işlemin iptaline karar verdiğini belirterek,
ancak tüketicilerin ilk 6 aylık sürede 50 kontör karşılığı 400 bin lira
aylık, toplam 6 aylık olmak üzere her abonenin 2 milyon 400 bin lira
ödemiş olduğunu anlattı.
Davanın açıldığı tarihte Tüketici Mahkemelerinin kurulmamış olması
nedeniyle, davaya Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin baktığını hatırlatan Engin, Tüketici Mahkemeleri kurulduktan sonda mahkemenin görevsizlik kararı vererek, dosyayı İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne
gönderdiğini söyledi.
2000 yılında Telekomünikasyon Yasası'nın değiştirilmesiyle yargılamayı yapan Tüketici Mahkemesi'nin, davayı, açıldığı 1998 yılındaki yasaya göre değil de 2000 yılında çıkarılan yasaya göre değerlendirdiğini ifade eden Engin, mahkemenin, Temmuz 2002'de davanın haklı olmadığı gerekçesiyle
TÜBİDER'in talebini reddettiğini belirtti.
Dernek, daha sonra 2002 yılının Eylül ayında Yargıtay'a başvurmuş, Yargıtay Şubat 2003'te mahkemenin kararını onamış ardından dernek kararın düzeltilmesi talebinde bulunmuş ancak Yargıtay Temmuz 2003'te düzeltmenin reddine karar verince dava için iç hukuk süreci tamamlanmıştı.
Danıştay'ın uygulamayı zaten iptal etmiş olduğunu vurgulayan Engin, ''Biz bu davayı kazanmış olsaydık, bugün ifade ettiğim 2 milyon 400 bin lira çarpı 15 milyon aboneye emsal teşkil ederek, onların hak aramasına neden olacaktık''diye konuştu.
5 YIL 2 AY YARGILAMA SÜRECİ-
Engin, Türkiye'deki yargılama sürecinin
5 yıl 2 ay sürdüğünü ve toplam 27 duruşma yapıldığını belirterek, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da
''Tüketici Mahkemeleri'nin tek hakimli mahkemeler olduğu ve bu mahkemelerin basit usulde yargılama yaparak, yaşanan uyuşmazlıklara kısa sürede çözüm bulmakla yükümlü oldukları''nı hatırlattı.
Engin, Kasım 2003'te hazırladıklarıdosyayla AİHM'e başvurarak, ''adil yargılama yapılmadığının hükme bağlatıldığını ifade etti. 27 Şubat'ta AİHM'in, davada ''adilyargılama yapılmadığı gerekçesiyle davayı hükme bağladığını vurgulayan Engin, mahkemenin ayrıca 750 Avro manevi tazminata ve 500 Avro mahkeme masraflarının ödenmesine hükmettiğini söyledi.
Engin, AİHM'in Türkiye'ye ilişkin verdiği 29 karar arasından 28'inin siyasi olduğunu belirterek, kendi davalarının özelliğinin AİHM'de Türkiye'de tüketici hukukuyla ilgili olarak görülen ilk dava olması
olduğunu kaydetti.
AİHM'in, 3 ay içinde bu kararın hükmünün Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından yerine getirilmesine karar verdiğini vurgulayan Engin, önümüzdeki günlerde İSTANBULTüketici Mahkemeden yeniden yargılama isteyeceklerini belirterek:
''1998 yılında var olan Telekomünikasyon yasası hükümlerine göre yargılama
yapılmayarak, 2000 yılında değiştirilen Telekom yasası hükümleri esas alınarak karar verilmiştir.
Danıştay, iptal ettiği halde, 15 milyon Telekom abonesinin 1998 yılı tutarıyla
2 milyon 400 bin lirasının gecikme faizleriyle talep edilmesi gerekliliği ortadadır.
Bütün bunların demokratik bir işleyiş içinde ortaya çıkarılması için, önümüzdeki günlerde bu hak arama sürecini de başlatacağız'' diye konuştu.

Tubider Kara Listesi

Bankalar Tüketicilere Karşı İnatlaşmaya Devam Ediyor.
Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, HSBCBANK, AKBANK, FİNANSBANK başta olmak üzere bir çok banka kredi kartı ücreti ile hesap işletim ücreti adı altında tüketicilerden talep/tahsil ettikleri tutarlarla ilgili tüketicilerin itirazları, hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri kararlarına karşın inatlarını sürdürerek tüketicilerin hesaplarına borç tahakkuk ettirmeye devam ediyorlar.
Garanti Banaksı ve Yapı ve Kredi Bankası tüketici sorunları hakem heyetlerinin verdiği ilgili tutarların tüketiciye iade edilmesi yönündeki kararlarının iptali için tam 6 sayfalık dava dilekçesiyle tüketici mahkemelerine başvurmaktadırlar.
Bu traji komik yaklaşım bu bankaların haksız kazanç elde etme niyetlerini de ortaya çıkarmaktadır.
Buradan tüketicilere önerimi bu tür haksız yasaya aykırı uygulama yapan bankaların kredi kartlarını iptal ederek tüketiciye saygı duyan hak ihlallerinde bulunmayan bankaların kartlarını kullanmalarını öneriyoruz.
--------------------------------------------
Bankalar Kredi Kartı Kullanımın da Tüketicilerin Yasal Haklarını İhlal Ediyor.
15/06/2003 tarihinde yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 01/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun kredi kartı kullanıcısı tüketicilere getirdiği bir çok hakkın uygulamada tüketicinin istismarına yol açacak şekilde ihlal edildiğini derneğimize başvuran tüketicilerin mağduriyetini belgeleyen evraklar üzerinde görüyoruz.
*İmzalanan sözleşmelerin bir nüshasının tüketicilere verilmemesi ile yenilene kartlarla birlikte sözleşmelerinde yeni yasalara uygun olarak düzenlenerek bir nüshasının tüketicilere verilmemesi.
*İlgili ekstre tutarının tamamını ödemeyen yada temerrüde düşen tüketicilere uygulanan akdi/temerrüt faizlerin yasalara göre yasak olmasına karşın “Bileşik Faiz” olarak uygulandığı.
*Kart limitlerinin tüketicinin onayına bağlı olarak arttırılması yasal hüküm olmasına karşın, tüketiciye gönderilen mesajlar, ATM lerden işlem yapan tüketicilerin ekranına yansıtılan “tuşa bas onayla” komutlarıyla tüketiciyi yönlendirmelerle limit arttırmaya zorlama uygulamaları.
*Limit aşımı ve limit aşım ücreti gibi yasal olmayan uygulamalara devam edilmesi.
*Yasal olarak, yasak olmasına karşın kredi kartları işleminden çoğu zaman komisyon talep eden üye işyerlerinin kart çıkaran kuruluş olan banka tarafından denetlenmemesi ve yaptırım uygulanmaması.
Gibi bir çok yasaya aykırı ve hukuk dışı uygulamalara devam eden bankaların yaygın uygulamadan vazgeçmeleri konusunda uyarıyoruz.
Tüketicileri bu tür yasaya aykırı uygulamalar karşısında duyarlı olmaya yüksek faiz uygulayan bankaların kredi kartlarını iptal etmeye ve hak aramak için TÜBİDER le işbirliği yapmaya çağırıyoruz.
--------------------------------------------
Engellilerin Yaşamını Kolaylaştıran olanaklar Ekonomik Çıkar Uğruna Ortadan Kaldırılıyor.
Derneğimize yapılan çok sayıdaki tüketici başvurusuyla, Kadıköy Belediyesinin, Kadıköy Tarihi Çarşısında yaptığı düzenlemelerle tüm tüketici yurttaşların yaşamını kolaylaştırıcı önlemler alarak, olanaklar yarattığını, görme engellilerinin herhangi bir yere takılmadan yürümelerini sağlayacak ve takip edebilecekleri kabartma yol taşlarının bazı esnaflar tarafından işgal edildiğini, engelli yaşamının engellenmeye devam edildiğini ve bu durumun özellikle de Güneşli bahçe sokak esnafı tarafından yaygın biçime yapıldığı, yapılan itirazların göz ardı edildiği, çarşı esnafı adına kurulan derneğin başkanına ait olduğu ifade edilen bin asırlık lokantasının kapı önüne koyduğu masaların önemli bir alanı kapsadığı ve firma sahibinin dernek başkanı olması nedeniyle bu durumu kendisine hak gördüğü ifadelerini olduğunu belirterek yaptıkları şikayetlerin en kısa sürede Kadıköy Belediyesi yetkililerince düzeltilmesi dileklerini iletmişlerdir.

PTT nin ayıplı hizmeti karşısında genel müdürün vurdumduymaz tavrı anlaşılır gibi değil.
Kadıköy postanesinden gönderdiğimiz posta, (Kadıköy’den-Kadıköy’e) 13 günde teslim ediliyor.
Kadıköy’den Kadıköy’e iadeli taahhütlü olarak gönderilen ve tam 13 günde alıcıya ulaştırılan gönderi nedeniyle hukuk ayıbı işlenen bu durumun nedenlerini anlayabilmek için PTT genel müdürünün özel kalemine önce mail, hemen ardından iadeli taahhütlü postayla hem gecikmenin hem de 2.20 YTL ödediğimiz posta ücretinin kayıtlarda 1.60 YTL olarak görülmesinin nedenlerini soruyoruz ancak sayın genel müdür yanıt verme lütfunda bile bulunmuyor.
Genel müdüre gönderilen postanın 1,5 gün içerisinde kendisine ulaştırıldığını da vurgulamayı belirtmek gerek, çünkü Kadıköy den Kadıköy e 13 günde giden posta genel müdüre (Ankara ya) 1,5 günde gitmesi çok olağan olsa gerek.
Bu durumu irdelediğimizde ülkemizde KİT lerin kimlerin yönetiminde, zarar üreten ayıplı hizmet üreten ve yok pahasına satılan kurumlar haline getirilmesinin tesadüf olmadığını da ortaya çıkarmaktadır.
PTT Genel müdürü görev suçu işlemeye devam etmektedir. Zaman geçirmeden görevden alınmalıdır.
--------------------------------------------

KADIKÖY ÇARŞISINDAKİ MARMARA BALIKTAN, BALIK ALIRKEN DİKKAT…
Kadıköy Balıkçılar çarşısında (Yağlıkçı İsmail Sokak No:8-10) bulunan Marmara Balık Marketten balık almamanızı öneririz. Ancak almak konusunda kararlı iseniz o zaman dikkat, siz fark etmeden bozuk balık verilebilir. Beğenerek istediğiniz balık tezgahta değiştirilebilir.
Kısacası balık keyfi yapmak isterken, haksız kazanç sağlama amacında olan bu tür satıcıların tüketicileri aldatma riskiyle sağlık ve güvenliğiniz tehdit altına girebilir. AMAN DİKKAT!...
----------------------------------------

TURKCELL HATLARIYLA GÖNDERDİĞİNiZ BİR SMS’ e ÜÇ SMS ÜCRETİ ÖDERSİNİZ...
TURKCELL faturalı hatlarıyla doğum günü,bayram, yeni yıl vs. gibi kutlama mesajları gönderdiğinizde aman dikkat gönderdiğiniz bir mesaj ayrıntılı faturanıza üç mesaj olarak geçer ve bir mesaj ücreti yerine üç mesaj ücreti ödediğiniz gibi, % 25 özel iletişim vergisi, % 18 KDV. de ödemek zorunda kalırsınız.
İtiraz etmek için verilen numaralardan ilgililere en az üç günde ulaşırısınız. Verdiğiniz kaydın cevabını ertesi gün hata olmadığı tespit edilmiştir mesajıyla alırsınız. Hukuksal olarak hak arama yolunu seçmezseniz ödemek zorunda kalırsınız.
-----------------------------------------
10. SAYIMIZDA YAYINLADIĞIMIZ BAZI AYIPLAR DEVAM EDİYOR..
*10. sayımızla birlikte başlattığımız KARA LİSTE yayınımız kapsamında, Haydarpaşa Numune Hastanesi acil servisinde acile gelen hastalara kayıt zorunluluğu devam ediyor. Hasta acil servise yalnız gelmişse önce sıraya girecek, kaydını yaptıracak, sonra acil müdahale isteyebilecek.
Yada orada kalacak, insanın ne önemi burası Türkiye….

*CANDAREL tatlandırıcıların ana maddesi olan aspartam adlı sentetik tatlandırıcının, ilgili yasal hükümlere karşın açıklaması yapılmadığını yazmış idik, geçen süre içinde İngiltere den gelen bir haber durumu daha da vahim kılıyordu. Bu haberde sentetik tatlandırıcı olan aspartam maddesinin kanserojen etki yaptığını ve yasaklanması için çalışmalar başlatıldığını belirtiliyordu.
Umuyoruz ki sağlık bakanlığı yetkilileri de bu konu da çalışmalarını sürdürüyordur.
-------------------------------------------
NİEN PARFÜMERİ YÖNETİCİLERİ AYIPLIDIR.

Bozuk ve kalitesiz ayıplı olarak sattıkları mallar konusunda tüketicileri azarlayarak, hakaret eden NİEN parfümeriden kesinlikle alışveriş yapmamanızı öneririz.

Tüketici Haklarında Yeni Dönem

Tüketici Haklarında Yeni Dönem
14 Haziran 2003 den itibaren,
Ülkemizde, Tüketici Haklarında yepyeni bir dönem başladı!
Tüketici yasasındaki değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle,
Tüketiciler yeni haklara sahip oldu....

Ayıplı mal ve hizmetlerde tüketicilere tazminat hakkı getirildi.
İade talebindeki ilk süre 30 güne çıktı.
Ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili kapsam genişletildi,
Tüketici kredilerinde ve Kredi kartlarında yüksek temerrüt faizine son verildi.
Sözleşmelerdeki haksız şartlar geçersiz oluyor.
Kredi kartıyla alışverişlerde komisyon alınması yasaklandı.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri daha etkin çalışacak,
670.35. YTL.ye kadar,(2005 yılı) uyuşmazlıklarla ilgili verecekleri kararlar artık tarafları bağlayıcı.
Tüketici örgütleri, yasa kapsamıyla ilgili tüketicileri ilgilendirengenel konularda dava açabilecekler.
Konut amaçlı taşınmazlarlarla ilgili uyuşmazlıklar yasa kapsamında
Mesafeli satışlarla (İnternet - Telefon) ilgili uyuşmazlıklar yasa
kapsamında
Paket turlarla ilgili uyuşmazlıklar,Artık tüketici yasası kapsamında.
Kampanyalı satışlarda, kampanya yapan firmalara teminat verme
zorunluluğu getirildi.
Süreli yayın kuruluşlarının yapacağı promosyonlar yalnızca
Kültür ürünlerini kapsayacak ve süresi 60 günü aşamayacak.

Merkez Bankası Tüketicilerle dalga geçiyor ve kredi kartı faiz oranlarını bankaların isteklerini esas alarak belirlemeye devam ediyor

Merkez Bankası yetkilileri, yasanın yürürlük tarihi itibariyle 3 ayda bir yaptıkları açıklamalarıyla olduğu gibi, bu dönemde 01/04/2008 - 01/07/2008 tarihleri arasında uygulanacak olan, aylık akdi faizi % 4.54, temerrüt faiz oranlarını ise,% 5.29 olarak belirlemişlerdir.
Bankaların faiz ortalamalarını temel alarak belirlediklerini ifade ettikleri gibi, belirlenen yüksek faiz oranlarına %0,5 gibi gerekçesi belli olmayan bir piyasa marjı oranı ekleyerek, bankaların haksız kazanç sağlamalarına yeni bir katkı sağlamışlardır.
Bu durum kredi kartı kullanıcıları açısından sorunlarının artarak devam etmesine devam ederken,Merkez Bankası,TÜBİDER in tüketiciler adına yaptığı sorunlara dikkat çeken açıklamalarını göz ardı ederek bankaların isteklerini yerine getirmeye devam etmektedir.Kredi kartı faizlerinin enflasyonun 8 katını aşan bir oranda uygulanması ayıplı hizmet uygulamasının gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu fahiş faizlerin belirlenmesinde ülke gerçeklerine uygun temel alabilecekleri ekonomik kriterler yok mu dur? (Açıklanan enflasyon oranı, Tüketici kredileri faiz oranı, Hazine borçlanma/borç verme faiz oranları gibi.)
Merkez bankasının sonuç olarak bankaların istekleri doğrultusunda hareket ederek, uluslararası bankacılık uygulamalarını esas alması ile, başkanının bankalar birliği temsilcisi gibi davranmasıyla da, ülke gerçeklerine, kamu yararına ve tüketici yasasına aykırı davranmaktadırlar.

Bu gün bankaların faiz uygulamaları incelendiğinde özellikle de temerrüt faiz oranlarının bazı bankalarca keyfi ve fahiş olarak uygulandığı görülecektir.
Merkez Bankası sitesinde, bankaların akdi ve temerrüt faiz oranlarının yayınlandığı listede bazı bankalara ilişkin oranlar eksik ve yanlış verilmiştir.
Bankaların bu gün, akdi faiz oranlarını
% 2,75 ile % 4,54 arasında uyguladıklarını görüyoruz. Ortaya çıkan bu faiz farkı, hizmet kalitesindeki hangi farkı ifade etmektedir. Bankaların bu farkı izah edebilmesi olanaklımı dır?
Para politikalarına ilişkin kamu yararına uygun çalışmalar yapmak, kamu yararına uygun önlemler almak gibi görevleri de olan Merkez Bankasının, kar peşinde koşan ticari bir işletme mantığı ile istediğim faiz oranını açıklarım yaklaşımı içinde tüketicileri mağdur etme hakkı yoktur.
Umuyoruz ki, Merkez Bankası yetkilileri, yakın geçmişte yaşanan kredi kartları mağduriyetlerinden kaynaklı intiharlardan, aile facialarından sonra, konunun toplumsal boyutunu ve hassasiyetini kavramışlardır.

Tüketiciler ülkeyi yönetenlerden, ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler üretmelerini bekliyor.
*5464 sayılı kanunun, Anayasaya ve yasalara aykırı hükümleri tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak yeni bir düzenlemeyle, başta Merkez Bankasına verilen faiz belirleme yetkisi olmak üzere zaman geçirmeden öngörülen yasal değişiklikler yapılmalıdır.

İlgili yasal değişiklikler yapılıncaya kadar,
* Merkez Bankası, tüketici örgütlerinin ve ilgili kesimlerin görüşlerini alarak kredi kartı faiz oranlarını açık ve şeffaf biçimde belirlemelidir.
*Merkez Bankasınca faiz belirlenmesinde kullanılan ve dayanağı olmayan % 0,5 piyasa marjı oranı, uygulaması kaldırılmalıdır.
*Akdi faiz ile temerrüt faiz oranları ilgili tüm belgeler üzerinde 4077 sayılı TKHK un 10/d hükmüne göre ayrı ve açık olarak belirtilmelidir.
* Ülkemizde son dönemde yaşanan döviz yükselişi, faiz oranlarındaki göreceli artışlar ile para piyasalarındaki tedirginlikler gerekçe gösterilerek kredi kartı faiz oranlarını arttırmak yada aynı düzeyde tutma fırsatçılığı da asla düşünülmemelidir.
*% 4.54 oranındaki, aylık akdi faiz uygulaması ile % 5.29 oranındaki gecikme faiz oranları değiştirilerek, yeni dönemde uygulanacak akdi faiz oranı tavanı % 2,5 olarak belirlenmelidir.
Gibi tüketici taleplerini kamuoyu önünde açıklamamıza karşın, Bankalar birliği sözcüsü gibi davranarak açıklanan, kredi kartı kullanıcısı tüketicileri mağdur eden fahiş faiz oranlarını kabul etmeyeceğiz.
Açıklanan/açıklanacak faiz oranlarından kaynaklı yaşanacak kredi kartı mağduriyetlerinin sorumlusu Merkez Bankası yetkilileri olacaktır.

07 Nisan 2008 Pazartesi

Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesi

I-HEDEFLER
Madde 1: Bütün ülkelerdeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki tüketicilerin menfaatlerini ve ihtiyaçlarını gözönüne alarak tüketicilerin çoğu zaman ekonomik şartlar, eğitim seviyeleri ve pazarlık gücü yönünden dengesizliklerle karşılaştıklarının idrakinde olarak; ve adil, tarafsız ve idame ettirilebilecek ekonomik ve sosyal bir gelişmeyi teşvik etmenin önemi kadar, tüketicilerin zararlı olmayan ürünlere erişme haklarına sahip olması gerektiği düşüncesi ile tüketicinin korunmasına ilişkin temel esaslar aşağıdaki şu hedefleri ihtiva eder:
a) Ülkelere, halklarına, tüketici olarak yeterli korumayı sağlamak ve idame ettirmek yönünde yardımcı olmak.
b) Tüketicilerin ihtiyaçlarına ve isteklerine cevap verecek üretim ve dağıtım şekillerini kolaylaştırmak,
c) Malların üretimi ve dağıtımı ve tüketicilere hizmet vermekle iştigal edenler için yüksek ahlaki davranış seviyesini teşvik etmek,
d) Tüketicileri olumsuz yönde etkileyen ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyette bulunan bütün teşebbüslerin iş yolsuzluklarına mani olmak için ülkelere yardımcı olmak,
e) Bağımsız tüketici gruplarının gelişmesini kolaylaştırmak,
f) Tüketiciyi koruma alanında uluslararası işbirliğini kolaylaştırmak,
g) Tüketiciye daha düşük fiyatlarla daha çok seçenek temin edecek pazar şartlarının gelişmesini teşvik etmek.
II- GENEL İLKELER
Madde 2: Hükümetler, aşağıda belirtilen ilkeleri gözönünde tutarak güçlü bir tüketiciyi koruma politikası geliştirip, kuvetlendirmeli veya idame ettirmelidir. Bunu yaparken her hükümet, tüketicilerin korunması ve sosyal şartları ile halkının ihtiyaçları dogrultusunda ve önerilen tedbirlerin bedelini ve yararlarını idrak etmiş olarak kendi önceliklerini tayin etmelidirler.
Madde 3: Tüketicilerin karşılanması istenilen yasal ihtiyaçları şunlardır:
a) Tüketicilerin kendi sağlık ve güvenliklerine karşı tehlikelerden korunması,
b) Tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin geliştirilmesi ve korunması,
c) Tüketicilere, kendi ferdi istek ve ihtiyaçlarına göre bilinçli seçim imkanı saglamak için yeterli bilgilere erişim sağlanması,
d) Tüketici eğitimi,
e) Etkili bir hata telafi merciinin tüketicilere temini,
f) Tüketici ve diğer ilgili grup ve kurulusların olusturulması özgürlüğü ve bu gibi kuruluşların kendilerini etkileyen karar verme işlemlerinde kendi görüşlerini ortaya koyma fırsatı,
Madde 4: Hükümetler, tüketiciyi koruma politikalarını geliştirmek, uygulamak, kontrol etmek için yeterli bir altyapı temin etmeli ve idame ettirmelidir. Tüketiciyi koruma tedbirlerinin, nüfusun tüm bölümlerinin, bilhassa kırsal nüfusun menfaatleri için uygulanmasını saglamak amacıyla özel çaba harcanmalıdır.
Madde 5: Bütün teşebbüsler, sınırları içinde iş yaptıkları ülkelerin ilgili kanun ve kurallarına uymalıdırlar. Ayrıca sözkonusu ülkenin yetkili kişilerince kabul edilmiş bulunan uluslararası koruma standartlarının uygun hükümlerine itaat etmelidirler.
Madde 6: Tüketiciyi koruma politikası gelistirilirken araştırma yapan üniversiteler ile özel ve kamu teşebbüslerinin olumlu rolünün potansiyeli gözönünde bulundurulmalıdır.
III- ESASLAR
Madde 7: asağıdaki esaslar hem mahalli olarak üretilen mal ve hizmetlere, hem de ithal edilenlere uygulanmalıdır.
Madde 8: Tüketiciyi korumak için herhangi bir usul veya kural tatbik edilirken bunların uluslararası ticarete engel teşkil etmemesine ve uluslararası ticaret taahhütleri ile uyumlu olmalarını temin etmek için gerekli özen gösterilmelidir.
(Bu esaslardan ülkemiz için öncelikli olanlar aşağıdadır.)
A- FİZİKİ GÜVENLİK:
Madde 10: İmalatçıların ürettiği malların öngörülen veya tahmini normal kullanım süreleri boyunca güvenli olmalarını sağlamak için uygun politikalar temin edilmelidir. Malları pazara getirmekle yükümlü olanlar, bilhassa müteahhitler, ihraç ve ithal edenler, parakendeciler ve benzerleri (Bunlar bundan böyle dağıtımcılar olarak anılacaktır) bu malların uygunsuz muamele veya depolama sonucunda güvenli olmayan bir hale gelmiş olmamasına ve bu mallar kendi gözetimleri altında iken uygunsuz muamele veya depolama sebebiyle güvenli olmayan bir hale gelmemelerini saglamalıdırlar. Tüketiciler malların usulüne uygun kullanımı hususunda uyarılmalı ve öngörülen veya tahmini kullanım süresince içerebilecekleri tehlikeler bildirilmelidir. Önemli güvenlik bilgileri mümkün olan her yerde tüketiciye uluslararası anlaşılabilen sembolller vasıtasıyla aktarılmalıdır.
Madde 11: İmalatçıların veya dağıtımcıların ürünlerinin pazara çıkartılmasından sonra, daha önce farkedilmeyen tehlikelerin farkına varıldığında, ilgili yetkilileri ve gerekirse halkı, vakit geçirmeden haberdar etmeleri uygun politikalarla temin edilmelidir. Hükümetler de, tüketicilerin bu gibi tehlikeler hakkında uygun şekilde haberdar edilmelerini temin için yollar araştırmalıdır.
Madde 12: Hükümetler gerektiğinde bir ürünün ciddi bir şekilde hatalı oldugu veya usulünce kullanıldığı taktirde dahi külliyetli ve şiddetli bir tehlike arzettiği tespit edilirse, imalatçıların veya dağıtımcıların o malı geri almasını ve değiştirmesini veya ta'dil etmesini veya yerine başka bir ürün vermesini ve bunları makul bir zaman içinde yapması kabil değilse, tüketicinin yeterli şekilde tazminini sağlayacak politikaları benimsetmelidirler.
B- TÜKETİCİLERİN EKONOMİK KARLARININ İYİLEŞTİRILMESİ VE KORUNMASI
Madde 14: Hükümetler, mal ve hizmetlerin temini ile ilgili imalatçılar, dağıtımcılar ve diğerlerinin yürürlükteki kanunlara ve zorunlu standartlara uymalarını sağlamak suretiyle tüketicilerin ekonomik çıkarlarına aykırı olan icraatlari önleme gayretlerini artırmalıdırlar.
Madde 15: Tüketici kuruluşları, gıdaların katkı maddeleri ile saflıklarının bozulması, pazarlama sırasında yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunulması gibi hileli uygulamaları izlemeleri için teşvik edilmelidir.
Madde 16: Hükümetler, malların makul dayanıklılık, kullanışlılık ve güvenirlilik ve kullanım maksatlarına uygunluk gereklerinin yerine getirildiğini gözetmeleri mecburiyetini açiklayan politikaları geliştirmeli veya idame ettirmelidirler. Benzer politikalar hizmetlerin temini için de uygulanmalıdır.
Madde 17: Hükümetler, tüketicilere en çok ürün ve hizmet seçeneğinin en düşük fiyatlarla temini için adil ve etkin bir rekabeti teşvik etmelidirler.
Madde 18: Hükümetler, gereken hallerde imalatçıların veya parakendecilerin güvenilir ve satış sonrası hizmeti ve yedek parçaları yeterli bir şekilde temin etmelerini saglamalıdırlar.
Madde 19: Tüketiciler, tek taraflı standart sözleşmeler ve sözleşmeler içinde temel hakların bulunmaması gibi sözleşme yolsuzluklarına ve satıcıların vicdana aykırı kredi şartları uygulamalarına karşı korunmalıdırlar.
Madde 20: Satiş yükseltici pazarlama ve satiş faaliyetleri tüketicilere adil muamele edilmesi prensibi ile yönlendirilmeli ve hukuki gereksinimlere uyulmalıdır. Bu tüketicilerin bilinçli ve de verilen bilgilerin dogru olması gereklerini saglayacak tedbirleri içerir.
Madde 21: Hükümetler tüketici mallarının her yönü hakkında doğru bilgilerin serbest akışına tüm ilgililerin iştiraklerini teşvik etmelidirler.
Madde 22: Hükümetler, kendi milli bünyeleri içinde ve tüketici kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, tüketicilerin yeterli korunması için pazarlama ve diğer iş faaliyetlerinde kuralların belirlenmesini ve uygulanmasını teşvik etmelidir.
Madde 23: Hükümetler muntazaman ölçüler ve ayarlarla ilgili kanunları gözden geçirmeli ve bu kanunların infaz mekanizmasının yeterliliğini değerlendirmelidir.
C- TÜKETECİ MALLARI VE HİZMETLERİNİN GÜVENLİK VE KALİTESİ İÇİN STANDARTLAR
Madde 26: Hükümetler temel tüketim malları ile hizmetlerin güvenlik, kalite ve performanslarını testlere tabi tutarak sınayabilecek ve belgeleyecek tesislerin mevcudiyetini teşvik ve temin etmelidirler.
E- TÜKETİCİLERE TANZİM İMKANI SAĞLAMA TEDBİRLERİ
Madde 28: Hükümetler tüketicilerin veya uygun oldugu takdirde ilgili kuruluşların süratli, adil, ucuz ve ulaşılabilir resmi veya gayriresmi usullerle tazmin edilebilmeleri imkanını sağlayacak hukuki veya idari tedbirleri tesis ve idame ettirmelidir. Bu gibi usuller özellikle düsük gelirli tüketicilerin ihtiyaçlarını göz önüne almalıdır.
Madde 29: Hükümetler geçeci uyuşmazlıklarının, adil, süratli ve gayriresmi yoldan çözebilecek teşebbüsleri teşvik etmeli ve tüketicilere danışmanlık hizmetleri ve gayriresmi şikayet usulleri hakkında yardımcı olacak gönüllü mekanizmaları tesis etmelidir.
Madde 30: Mevcut tazmin şekilleri ve diğer uyuşmazlık çözme usulleri hakkındaki bilgiler tüketiciye sunulmalıdır.
F- EĞİTİM VE BİLGİ PROGRAMLARI
Madde 31: Hükümetler ilgili halkın kültürel geleneklerini de göz önüne alarak, genel tüketici eğilim ve bilinçlendirme programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir. Bu gibi programların amacı halkın kendi hak ve sorumluluklarının idrakında olarak mal ve hizmetleri bilinçli bir şekilde seçebilmesi ve bu şekilde ayırım yapabilen tüketici olmalarına imkan saglanmaktadır. Bu programların geliştirilmesinde gerek kırsal, gerekse kent kesimindeki düşük gelirli ve okuma yazma bilmeyen mağdur tüketicilere özel önem verilmelidir.
Madde 32: Tüketici eğitimi, müsait olduğunda öğrenim sisteminin temel müfredatının tercihan mevcut konuların bölünmez bir parçası haline getirilmelidir.
Madde 33: Tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları aşağıda belirtilen önemli yönleri de kapsamalıdır:
a) Sağlık, beslenme, gıda kökenli hastalıkların ve gıdalara gereksiz katkı maddelerinin konulmasının önlenmesi,
b) Ürün tehlikeleri,
c) Ürünlerin etiketlenmesi,
d) İlgili kanunlar, tazmin sağlanması ve tüketiciyi korumak için teşkilatlar ve kuruluşlar,
e) Ölçüler ve ayarlar, fiyatlar, kalite, kredi şartları ve temel ihtiyaçların mevcudiyeti hakkında bilgiler,
f) Gerekirse kirlilik ve çevre.
Madde 34: Hükümetler tüketici kuruluslar ve basın dahil diğer ilgili grupları eğitim ve bilinçlendirme programlarını özellikle kırsal kesim ve kentteki düşük gelirli tüketicilerin menfaatine önem vererek ele almaları için teşvik etmelidir.
Madde 35: İş kesimi müsait olduğunda, gerçeğe uygun ve geçerli tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları yapmalı veya bunlara iştirak etmelidir.
Madde 36: Kırsal kesim tüketicilerini ve okuma yazma bilmeyen tüketicileri dikkate alarak, hükümetler müsait oldugunda, toplu basın ve yayında tüketici bilgi programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir.
Madde 37: Hükümetler tüketici bilinçlendirme ve ögrenim programlarının yürütülmesini sağlayabilmek için eğitimcilere, toplu iletişim uzmanlarına ve tüketici danişmanlarına uygun eğitim programları düzenlemeli ve bunları teşvik etmelidirler.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

24 Ekim 2003 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 25269
Kabul Tarihi: 09.10.2003
Kanun No:4982

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1. — Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2. — Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır.

1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.

Tanımlar

MADDE 3. — Bu Kanunda geçen;

a) Kurum ve kuruluş: Bu Kanunun 2 nci maddesinde geçen ve kapsama dahil olan bilgi edinme başvurusu yapılacak bütün makam ve mercileri,

b) Başvuru sahibi: Bu Kanun kapsamında bilgi edinme hakkını kullanarak kurum ve kuruluşlara başvuran gerçek ve tüzel kişileri,

c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi,

d) Belge: Kurum ve kuru luşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, ha b er ve veri taşıyıcılarını,

e) Bilgi veya belgeye erişim: İstenen bilgi veya belgenin niteliğine göre, kurum ve kuruluşlarca, başvuru sahibine söz konusu bilgi veya belgenin bir kopyasının verilmesini, kopya verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, başvuru sahibinin bilgi veya belgenin aslını inceleyerek not almasına veya içeriğini görmesine veya işitmesine izin verilmesini,

(*) f) Kurul: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunu,

İfade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Bilgi Edinme Hakkı ve Bilgi Verme Yükümlülüğü

Bilgi Edinme Hakkı

MADDE 4. — Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.

Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.

Bilgi Verme Yükümlülüğü

MADDE 5. — Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Bilgi Edinme Başvurusu

Başvuru Usulü

MADDE 6. — Bilgi edinme başvurusu, başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve adresi ile yetkili kişinin imzasını ve yetki belgesini içeren dilekçe ile istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır. Bu başvuru, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal o larak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir.

Dilekçede, istenen bilgi veya belgeler açıkça belirtilir.

İstenecek Bilgi veya Belgenin Niteliği

MADDE 7. — Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.

Yayımlanmış veya Kamuya Açıklanmış Bilgi veya Belgeler

MADDE 8. — Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.

Gizli Bilgileri Ayırarak Bilgi veya Belge Verme

MADDE 9. — İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.

Bilgi veya Belgeye Erişim

MADDE 10. — Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını verirler.

Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hâllerde, kurum ve kuruluşlar ilgilinin;

a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini,

b) Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini,

c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini,

Sağlarlar.

Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek koşuluyla bu olanak sağlanır.

Başvurunun yapıldığı kurum ve kuruluş, erişimine olanak sağladığı bilgi veya belgeler için başvuru sahibinden erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücreti bütçeye gelir kaydedilmek üzere tahsil edebilir.

Bilgi veya Belgeye Erişim Süreleri

MADDE 11.— Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilir.

10 uncu maddede belirtilen bilgi veya belgelere erişim için gereken maliyet tutarının idare tarafından başvuru sahibine bildirilmesiyle onbeş iş günlük süre kesilir. Başvuru sahibi onbeş iş günü içinde ücreti ödemezse talebinden vazgeçmiş sayılı r.

Başvuruların Cevaplandırılması

MADDE 12. — Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.

İtiraz Usulü

MADDE 13. — Bilgi edinme istemi 16 ve 17 nci maddelerde öngörülen sebeplerle reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.

Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu

MADDE 14. — Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, 16 ve 17 nci maddelerde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.

Kurul; birer üyesi Yargıtay ve Danıştay genel kurullarının kendi kurumları içinden önerecekleri ikişer aday, birer üyesi ceza hukuku, idare hukuku ve anayasa hukuku alanlarında profesör veya doçent unvanına sahip kişiler, bir üyesi Türkiye Barolar Birliğinin baro başkanı seçilme yeterliliğine sahip kişiler içinden göstereceği iki aday, iki üyesi en az genel müdür düzeyinde görev yapmakta olanlar ve bir üyesi de Adalet Bakanının önerisi ü zerine bu Bakanlıkta idarî görevlerde çalışan hâkimler arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek dokuz üyeden oluşur.

Kurul üyeliğine önerilen adayların muvafakatları aranır.

Kurul Başkanı, kurul üyelerince kendi aralarından seçilir.

Kurul, en az ayda bi r defa veya ihtiyaç duyulduğu her zaman Başkanın çağrısı üzerine toplanır.

Kurul üyelerinin görev süreleri dört yıldır. Görev süresi sona erenler yeniden seçilebilirler. Görev süresi dolmadan görevinden ayrılan üyenin yerine aynı usule göre seçilen üye, yerine seçildiği üyenin görev süresini tamamlar. Yeni seçilen Kurul göreve başlayıncaya kadar önceki Kurul görevine devam eder.

Kurul üyelerine 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla fiilen görev yaptıkları her gün için uhdesinde kamu görevi bulunanlara (1000), uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise (2000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir. Bu ödemelerde damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapı lmaz.

Kurul, belirleyeceği konularda komisyonlar ve çalışma grupları kurabilir; ayrıca gerekli gördüğü takdirde, ilgili bakanlık ile diğer kurum ve kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini bilgi almak üzere toplantılarına katılmaya davet e debilir.

Kurulun sekretarya hizmetleri Başbakanlık tarafından yerine getirilir.

Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Başbakanlıkça hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Bilgi Edinme Hakkının Sınırları

Yargı Denetimi Dışında Kalan İşlemler

MADDE 15. — Yargı denetimi dışında kalan idarî işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir. Bu şekilde sağlanan bilgi edinme hakkı işlemin yargı denetimine açılması sonucunu doğurmaz.

Devlet Sırrına İlişkin Bilgi veya Belgeler

MADDE 16. — Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Ülkenin Ekonomik Çıkarlarına İlişkin Bilgi veya Belgeler

MADDE 17. — Açıklanması ya da zamanından önce açıklanması hâlinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

İstihbarata İlişkin Bilgi veya Belgeler

MADDE 18. — Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.

İdarî Soruşturmaya İlişkin Bilgi veya Belgeler

MADDE 19. — Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;

a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,

b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,

c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,

d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,

Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Adlî Soruşturma ve Kovuşturmaya İlişkin Bilgi veya Belgeler

MADDE 20. — Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;

a) Suç işlenmesine yol açacak,

b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,

c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,

d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,

Nitelikt eki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.

Özel Hayatın Gizliliği

MADDE 21. — Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.

Haberleşmenin Gizliliği

MADDE 22. — Haberleşmenin gizliliği esasını ihlâl edecek bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Ticarî Sır

MADDE 23. — Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Fikir ve Sanat Eserleri

MADDE 24. — Fikir ve sanat eserlerine ilişkin olarak yapılacak bilgi edinme başvuruları hakkında ilgili kanun hükümleri uygulanır.

Kurum İçi Düzenlemeler

MADDE 25. — Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.

Kurum İçi Görüş, Bilgi Notu ve Tavsiyeler

MADDE 26. — Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbî, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.

Tavsiye ve Mütalaa Talepleri

MADDE 27. — Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.

Gizliliği Kaldırılan Bilgi veya Belgeler

MADDE 28. — Gizliliği kaldırılmış olan bilgi veya belgeler, bu Kanunda belirtilen diğer istisnalar kapsamına girmiyor ise, bilgi edinme başvurularına açık hâle gelir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Ceza Hükümleri

MADDE 29. — Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.

Bu Kanunla erişilen bilgi ve belgeler ticarî amaçla çoğaltılamaz ve kullanılamaz.

Rapor Düzenlenmesi

MADDE 30. — Kurum ve kuruluşlar, bir önceki yıla ait olmak üze re;

a) Kendilerine yapılan bilgi edinme başvurularının sayısını,

b) Olumlu cevaplanarak bilgi veya belgelere erişim sağlanan başvuru sayısını,

c) Reddedilen başvuru sayısı ve bunların dağılımını gösterir istatistik bilgileri,

d) Gizli ya da sır niteliğindeki bilgiler çıkarılarak ya da bu nitelikteki bilgiler ayrılarak bilgi veya belgelere erişim sağlanan başvuru sayısını,

e) Başvurunun reddedilmesi üzerine itiraz edilen başvuru sayısı ile bunların sonuçlarını,

Gösterir bir rapor hazırlayarak, bu raporları her yıl Şubat ayının sonuna kadar Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna gönderirler. Bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları raporlarını bağlı, ilgili ya da ilişkili oldukları bakanlık vasıtasıyla iletirler. Kurul, hazırlayacağı genel rapor u , söz konusu kurum ve kuruluşların raporları ile birlikte her yıl Nisan ayının sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderir. Bu raporlar takip eden iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kamuoyuna açıklanır.

Yönetmelik

MADDE 31. — Bu Kanunun uygulanması ile ilgili esas ve usullerin belirlenmesine ilişkin yönetmelik, Kanunun yayımını takip eden altı ay içinde Başbakanlık tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulur.

Yürürlük

MADDE 32. — Bu Kanun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 33. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.