8 Ocak 2020 Çarşamba

İnternette Milyoncu Dükkan Faaliyette



Yaşanan her ekonomik kriz sonrasında insanlar bütçelerine bir ayar vermek zorunda kalıyor ve daha uygun fiyatlı ürünlere yöneliyor. Satın almak istedikleri ürünün daha ucuz olanı için arayış içerisine giriyor. Bir dönemin favorisi olan ve halen faaliyetlerini sürdürmekte olan milyoncu dükkan yapısı, bu arayışta olan insanlar için internet ortamına taşındı. Milyoncu dükkan alışveriş sitesi, ürün kalitesinden ödün vermeden ziyaretçilerine oldukça geniş bir ürün gamı sunarak faaliyete başladı.
Ev gereçleri, elektronik ürünler, cep telefonu aksesuarları, bilgisayar bileşenleri, kişisel bakım ürünleri, medikal ürünler, hobi ürünleri, kırtasiye malzemeleri, yapı market ürünleri, kişiye özel kupa bardak ve hediyelik ürünler milyoncu dükkan üzerinde bulabileceğiniz ürün gruplarından bazıları olarak sayılabilir. Bu ürünlere kaliteden ödün vermeden artık daha fazla para ödemenize gerek kalmayacak. Üstelik güvenli alışveriş keyfi ile yerinizden kalkmadan ücretsiz kargo seçeneği ile evinize kadar ürünün gelmesini sağlayabiliyorsunuz. Eviniz için oldukça gerekli, yaşam kalitenizi yukarıya çekebilecek, sizi yada sevdiklerinizi daha iyi gösterebilecek, mutlu edebilecek bir çok ürün için https://www.milyoncudukkan.com alışveriş sitesi ziyaretinde bulunmalısınız. Kaliteli ürünlere artık internetin ucuzluk mağazası ile ulaşma olanağınız da bulunuyor.
Oldukça geniş ürün gamı içerisinde şimdilik 4000 üzerinde ürün ile faaliyetine başlamış olan internetin milyoncu dükkanı Milyoncu Dükkan Alışveriş Sitesi hem kendi sitesi üzerinde hem de ülkemizin bilinen Pazar yeri alışveriş sitelerinde yer alıyor. Sizi mutlu edebilecek ürünler için daha yüksek paralar ödeme devri sona eriyor.  

1 Temmuz 2008 Salı

Merkez Bankası Dalgasını Geçiyor...

Merkez Bankası yetkilileri, yasanın yürürlük tarihi itibariyle 3 ayda bir yaptıkları açıklamalarıyla olduğu gibi, bu dönemde 01/04/2008 - 01/07/2008 tarihleri arasında uygulanacak olan, aylık akdi faizi % 4.54, temerrüt faiz oranlarını ise,% 5.29 olarak belirlemişlerdir.
Bankaların faiz ortalamalarını temel alarak belirlediklerini ifade ettikleri gibi, belirlenen yüksek faiz oranlarına %0,5 gibi gerekçesi belli olmayan bir piyasa marjı oranı ekleyerek, bankaların haksız kazanç sağlamalarına yeni bir katkı sağlamışlardır.
Bu durum kredi kartı kullanıcıları açısından sorunlarının artarak devam etmesine devam ederken,Merkez Bankası,TÜBİDER in tüketiciler adına yaptığı sorunlara dikkat çeken açıklamalarını göz ardı ederek bankaların isteklerini yerine getirmeye devam etmektedir.Kredi kartı faizlerinin enflasyonun 8 katını aşan bir oranda uygulanması ayıplı hizmet uygulamasının gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu fahiş faizlerin belirlenmesinde ülke gerçeklerine uygun temel alabilecekleri ekonomik kriterler yok mu dur? (Açıklanan enflasyon oranı, Tüketici kredileri faiz oranı, Hazine borçlanma/borç verme faiz oranları gibi.)
Merkez bankasının sonuç olarak bankaların istekleri doğrultusunda hareket ederek, uluslararası bankacılık uygulamalarını esas alması ile, başkanının bankalar birliği temsilcisi gibi davranmasıyla da, ülke gerçeklerine, kamu yararına ve tüketici yasasına aykırı davranmaktadırlar.

Bu gün bankaların faiz uygulamaları incelendiğinde özellikle de temerrüt faiz oranlarının bazı bankalarca keyfi ve fahiş olarak uygulandığı görülecektir.
Merkez Bankası sitesinde, bankaların akdi ve temerrüt faiz oranlarının yayınlandığı listede bazı bankalara ilişkin oranlar eksik ve yanlış verilmiştir.
Bankaların bu gün, akdi faiz oranlarını
% 2,75 ile % 4,54 arasında uyguladıklarını görüyoruz. Ortaya çıkan bu faiz farkı, hizmet kalitesindeki hangi farkı ifade etmektedir. Bankaların bu farkı izah edebilmesi olanaklımı dır?
Para politikalarına ilişkin kamu yararına uygun çalışmalar yapmak, kamu yararına uygun önlemler almak gibi görevleri de olan Merkez Bankasının, kar peşinde koşan ticari bir işletme mantığı ile istediğim faiz oranını açıklarım yaklaşımı içinde tüketicileri mağdur etme hakkı yoktur.
Umuyoruz ki, Merkez Bankası yetkilileri, yakın geçmişte yaşanan kredi kartları mağduriyetlerinden kaynaklı intiharlardan, aile facialarından sonra, konunun toplumsal boyutunu ve hassasiyetini kavramışlardır.

Tüketiciler ülkeyi yönetenlerden, ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler üretmelerini bekliyor.
*5464 sayılı kanunun, Anayasaya ve yasalara aykırı hükümleri tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak yeni bir düzenlemeyle, başta Merkez Bankasına verilen faiz belirleme yetkisi olmak üzere zaman geçirmeden öngörülen yasal değişiklikler yapılmalıdır.

İlgili yasal değişiklikler yapılıncaya kadar,
* Merkez Bankası, tüketici örgütlerinin ve ilgili kesimlerin görüşlerini alarak kredi kartı faiz oranlarını açık ve şeffaf biçimde belirlemelidir.
*Merkez Bankasınca faiz belirlenmesinde kullanılan ve dayanağı olmayan % 0,5 piyasa marjı oranı, uygulaması kaldırılmalıdır.
*Akdi faiz ile temerrüt faiz oranları ilgili tüm belgeler üzerinde 4077 sayılı TKHK un 10/d hükmüne göre ayrı ve açık olarak belirtilmelidir.
* Ülkemizde son dönemde yaşanan döviz yükselişi, faiz oranlarındaki göreceli artışlar ile para piyasalarındaki tedirginlikler gerekçe gösterilerek kredi kartı faiz oranlarını arttırmak yada aynı düzeyde tutma fırsatçılığı da asla düşünülmemelidir.
*% 4.54 oranındaki, aylık akdi faiz uygulaması ile % 5.29 oranındaki gecikme faiz oranları değiştirilerek, yeni dönemde uygulanacak akdi faiz oranı tavanı % 2,5 olarak belirlenmelidir.
Gibi tüketici taleplerini kamuoyu önünde açıklamamıza karşın, Bankalar birliği sözcüsü gibi davranarak açıklanan, kredi kartı kullanıcısı tüketicileri mağdur eden fahiş faiz oranlarını kabul etmeyeceğiz.
Açıklanan/açıklanacak faiz oranlarından kaynaklı yaşanacak kredi kartı mağduriyetlerinin sorumlusu Merkez Bankası yetkilileri olacaktır.
Kaynak : tubider.com

31 Mayıs 2008 Cumartesi

AİHM'DE KAZANILAN TÜRKİYENİN İLK TÜKETİCİ DAVASI...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Tüketici Bilincini Geliştirme
Derneği (TÜBİDER)'in, Telekom aleyhine açtığı davada ''adil yargılama
yapılmadığına'' hükmetti.
AİHM, 27 Şubat'ta Türkiye ile ilgili olarak karar verdiği 29 dava arasında
yer alan tek tüketici hukuku davasında TÜBİDER'i haklı bularak, Türkiye
Cumhuriyeti'nin ''yeniden yargılama yapmasına'' karar verdi.
TÜBİDER, 1998 yılında Telekom'un sabit hatlarda 50 kontör karşılığı 400
bin lira aylık sabit ücret uygulamasında, Telekom tarafından
tüketicilerden 6 ay boyunca alınan ücretin iadesi talebiyle dava açmıştı.
Konuyla ilgili olarak AA muhabirine bilgi veren TÜBİDER Genel Başkanı Fuat
Engin, Danıştay'ın 6 ay içinde Telekom'un bu uygulamasının yürütmesini
durdurduğunu, ardından da işlemin iptaline karar verdiğini belirterek,
ancak tüketicilerin ilk 6 aylık sürede 50 kontör karşılığı 400 bin lira
aylık, toplam 6 aylık olmak üzere her abonenin 2 milyon 400 bin lira
ödemiş olduğunu anlattı.
Davanın açıldığı tarihte Tüketici Mahkemelerinin kurulmamış olması
nedeniyle, davaya Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin baktığını hatırlatan Engin, Tüketici Mahkemeleri kurulduktan sonda mahkemenin görevsizlik kararı vererek, dosyayı İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne
gönderdiğini söyledi.
2000 yılında Telekomünikasyon Yasası'nın değiştirilmesiyle yargılamayı yapan Tüketici Mahkemesi'nin, davayı, açıldığı 1998 yılındaki yasaya göre değil de 2000 yılında çıkarılan yasaya göre değerlendirdiğini ifade eden Engin, mahkemenin, Temmuz 2002'de davanın haklı olmadığı gerekçesiyle
TÜBİDER'in talebini reddettiğini belirtti.
Dernek, daha sonra 2002 yılının Eylül ayında Yargıtay'a başvurmuş, Yargıtay Şubat 2003'te mahkemenin kararını onamış ardından dernek kararın düzeltilmesi talebinde bulunmuş ancak Yargıtay Temmuz 2003'te düzeltmenin reddine karar verince dava için iç hukuk süreci tamamlanmıştı.
Danıştay'ın uygulamayı zaten iptal etmiş olduğunu vurgulayan Engin, ''Biz bu davayı kazanmış olsaydık, bugün ifade ettiğim 2 milyon 400 bin lira çarpı 15 milyon aboneye emsal teşkil ederek, onların hak aramasına neden olacaktık''diye konuştu.
5 YIL 2 AY YARGILAMA SÜRECİ-
Engin, Türkiye'deki yargılama sürecinin
5 yıl 2 ay sürdüğünü ve toplam 27 duruşma yapıldığını belirterek, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da
''Tüketici Mahkemeleri'nin tek hakimli mahkemeler olduğu ve bu mahkemelerin basit usulde yargılama yaparak, yaşanan uyuşmazlıklara kısa sürede çözüm bulmakla yükümlü oldukları''nı hatırlattı.
Engin, Kasım 2003'te hazırladıklarıdosyayla AİHM'e başvurarak, ''adil yargılama yapılmadığının hükme bağlatıldığını ifade etti. 27 Şubat'ta AİHM'in, davada ''adilyargılama yapılmadığı gerekçesiyle davayı hükme bağladığını vurgulayan Engin, mahkemenin ayrıca 750 Avro manevi tazminata ve 500 Avro mahkeme masraflarının ödenmesine hükmettiğini söyledi.
Engin, AİHM'in Türkiye'ye ilişkin verdiği 29 karar arasından 28'inin siyasi olduğunu belirterek, kendi davalarının özelliğinin AİHM'de Türkiye'de tüketici hukukuyla ilgili olarak görülen ilk dava olması
olduğunu kaydetti.
AİHM'in, 3 ay içinde bu kararın hükmünün Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından yerine getirilmesine karar verdiğini vurgulayan Engin, önümüzdeki günlerde İSTANBULTüketici Mahkemeden yeniden yargılama isteyeceklerini belirterek:
''1998 yılında var olan Telekomünikasyon yasası hükümlerine göre yargılama
yapılmayarak, 2000 yılında değiştirilen Telekom yasası hükümleri esas alınarak karar verilmiştir.
Danıştay, iptal ettiği halde, 15 milyon Telekom abonesinin 1998 yılı tutarıyla
2 milyon 400 bin lirasının gecikme faizleriyle talep edilmesi gerekliliği ortadadır.
Bütün bunların demokratik bir işleyiş içinde ortaya çıkarılması için, önümüzdeki günlerde bu hak arama sürecini de başlatacağız'' diye konuştu.

Tubider Kara Listesi

Bankalar Tüketicilere Karşı İnatlaşmaya Devam Ediyor.
Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, HSBCBANK, AKBANK, FİNANSBANK başta olmak üzere bir çok banka kredi kartı ücreti ile hesap işletim ücreti adı altında tüketicilerden talep/tahsil ettikleri tutarlarla ilgili tüketicilerin itirazları, hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri kararlarına karşın inatlarını sürdürerek tüketicilerin hesaplarına borç tahakkuk ettirmeye devam ediyorlar.
Garanti Banaksı ve Yapı ve Kredi Bankası tüketici sorunları hakem heyetlerinin verdiği ilgili tutarların tüketiciye iade edilmesi yönündeki kararlarının iptali için tam 6 sayfalık dava dilekçesiyle tüketici mahkemelerine başvurmaktadırlar.
Bu traji komik yaklaşım bu bankaların haksız kazanç elde etme niyetlerini de ortaya çıkarmaktadır.
Buradan tüketicilere önerimi bu tür haksız yasaya aykırı uygulama yapan bankaların kredi kartlarını iptal ederek tüketiciye saygı duyan hak ihlallerinde bulunmayan bankaların kartlarını kullanmalarını öneriyoruz.
--------------------------------------------
Bankalar Kredi Kartı Kullanımın da Tüketicilerin Yasal Haklarını İhlal Ediyor.
15/06/2003 tarihinde yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 01/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun kredi kartı kullanıcısı tüketicilere getirdiği bir çok hakkın uygulamada tüketicinin istismarına yol açacak şekilde ihlal edildiğini derneğimize başvuran tüketicilerin mağduriyetini belgeleyen evraklar üzerinde görüyoruz.
*İmzalanan sözleşmelerin bir nüshasının tüketicilere verilmemesi ile yenilene kartlarla birlikte sözleşmelerinde yeni yasalara uygun olarak düzenlenerek bir nüshasının tüketicilere verilmemesi.
*İlgili ekstre tutarının tamamını ödemeyen yada temerrüde düşen tüketicilere uygulanan akdi/temerrüt faizlerin yasalara göre yasak olmasına karşın “Bileşik Faiz” olarak uygulandığı.
*Kart limitlerinin tüketicinin onayına bağlı olarak arttırılması yasal hüküm olmasına karşın, tüketiciye gönderilen mesajlar, ATM lerden işlem yapan tüketicilerin ekranına yansıtılan “tuşa bas onayla” komutlarıyla tüketiciyi yönlendirmelerle limit arttırmaya zorlama uygulamaları.
*Limit aşımı ve limit aşım ücreti gibi yasal olmayan uygulamalara devam edilmesi.
*Yasal olarak, yasak olmasına karşın kredi kartları işleminden çoğu zaman komisyon talep eden üye işyerlerinin kart çıkaran kuruluş olan banka tarafından denetlenmemesi ve yaptırım uygulanmaması.
Gibi bir çok yasaya aykırı ve hukuk dışı uygulamalara devam eden bankaların yaygın uygulamadan vazgeçmeleri konusunda uyarıyoruz.
Tüketicileri bu tür yasaya aykırı uygulamalar karşısında duyarlı olmaya yüksek faiz uygulayan bankaların kredi kartlarını iptal etmeye ve hak aramak için TÜBİDER le işbirliği yapmaya çağırıyoruz.
--------------------------------------------
Engellilerin Yaşamını Kolaylaştıran olanaklar Ekonomik Çıkar Uğruna Ortadan Kaldırılıyor.
Derneğimize yapılan çok sayıdaki tüketici başvurusuyla, Kadıköy Belediyesinin, Kadıköy Tarihi Çarşısında yaptığı düzenlemelerle tüm tüketici yurttaşların yaşamını kolaylaştırıcı önlemler alarak, olanaklar yarattığını, görme engellilerinin herhangi bir yere takılmadan yürümelerini sağlayacak ve takip edebilecekleri kabartma yol taşlarının bazı esnaflar tarafından işgal edildiğini, engelli yaşamının engellenmeye devam edildiğini ve bu durumun özellikle de Güneşli bahçe sokak esnafı tarafından yaygın biçime yapıldığı, yapılan itirazların göz ardı edildiği, çarşı esnafı adına kurulan derneğin başkanına ait olduğu ifade edilen bin asırlık lokantasının kapı önüne koyduğu masaların önemli bir alanı kapsadığı ve firma sahibinin dernek başkanı olması nedeniyle bu durumu kendisine hak gördüğü ifadelerini olduğunu belirterek yaptıkları şikayetlerin en kısa sürede Kadıköy Belediyesi yetkililerince düzeltilmesi dileklerini iletmişlerdir.

PTT nin ayıplı hizmeti karşısında genel müdürün vurdumduymaz tavrı anlaşılır gibi değil.
Kadıköy postanesinden gönderdiğimiz posta, (Kadıköy’den-Kadıköy’e) 13 günde teslim ediliyor.
Kadıköy’den Kadıköy’e iadeli taahhütlü olarak gönderilen ve tam 13 günde alıcıya ulaştırılan gönderi nedeniyle hukuk ayıbı işlenen bu durumun nedenlerini anlayabilmek için PTT genel müdürünün özel kalemine önce mail, hemen ardından iadeli taahhütlü postayla hem gecikmenin hem de 2.20 YTL ödediğimiz posta ücretinin kayıtlarda 1.60 YTL olarak görülmesinin nedenlerini soruyoruz ancak sayın genel müdür yanıt verme lütfunda bile bulunmuyor.
Genel müdüre gönderilen postanın 1,5 gün içerisinde kendisine ulaştırıldığını da vurgulamayı belirtmek gerek, çünkü Kadıköy den Kadıköy e 13 günde giden posta genel müdüre (Ankara ya) 1,5 günde gitmesi çok olağan olsa gerek.
Bu durumu irdelediğimizde ülkemizde KİT lerin kimlerin yönetiminde, zarar üreten ayıplı hizmet üreten ve yok pahasına satılan kurumlar haline getirilmesinin tesadüf olmadığını da ortaya çıkarmaktadır.
PTT Genel müdürü görev suçu işlemeye devam etmektedir. Zaman geçirmeden görevden alınmalıdır.
--------------------------------------------

KADIKÖY ÇARŞISINDAKİ MARMARA BALIKTAN, BALIK ALIRKEN DİKKAT…
Kadıköy Balıkçılar çarşısında (Yağlıkçı İsmail Sokak No:8-10) bulunan Marmara Balık Marketten balık almamanızı öneririz. Ancak almak konusunda kararlı iseniz o zaman dikkat, siz fark etmeden bozuk balık verilebilir. Beğenerek istediğiniz balık tezgahta değiştirilebilir.
Kısacası balık keyfi yapmak isterken, haksız kazanç sağlama amacında olan bu tür satıcıların tüketicileri aldatma riskiyle sağlık ve güvenliğiniz tehdit altına girebilir. AMAN DİKKAT!...
----------------------------------------

TURKCELL HATLARIYLA GÖNDERDİĞİNiZ BİR SMS’ e ÜÇ SMS ÜCRETİ ÖDERSİNİZ...
TURKCELL faturalı hatlarıyla doğum günü,bayram, yeni yıl vs. gibi kutlama mesajları gönderdiğinizde aman dikkat gönderdiğiniz bir mesaj ayrıntılı faturanıza üç mesaj olarak geçer ve bir mesaj ücreti yerine üç mesaj ücreti ödediğiniz gibi, % 25 özel iletişim vergisi, % 18 KDV. de ödemek zorunda kalırsınız.
İtiraz etmek için verilen numaralardan ilgililere en az üç günde ulaşırısınız. Verdiğiniz kaydın cevabını ertesi gün hata olmadığı tespit edilmiştir mesajıyla alırsınız. Hukuksal olarak hak arama yolunu seçmezseniz ödemek zorunda kalırsınız.
-----------------------------------------
10. SAYIMIZDA YAYINLADIĞIMIZ BAZI AYIPLAR DEVAM EDİYOR..
*10. sayımızla birlikte başlattığımız KARA LİSTE yayınımız kapsamında, Haydarpaşa Numune Hastanesi acil servisinde acile gelen hastalara kayıt zorunluluğu devam ediyor. Hasta acil servise yalnız gelmişse önce sıraya girecek, kaydını yaptıracak, sonra acil müdahale isteyebilecek.
Yada orada kalacak, insanın ne önemi burası Türkiye….

*CANDAREL tatlandırıcıların ana maddesi olan aspartam adlı sentetik tatlandırıcının, ilgili yasal hükümlere karşın açıklaması yapılmadığını yazmış idik, geçen süre içinde İngiltere den gelen bir haber durumu daha da vahim kılıyordu. Bu haberde sentetik tatlandırıcı olan aspartam maddesinin kanserojen etki yaptığını ve yasaklanması için çalışmalar başlatıldığını belirtiliyordu.
Umuyoruz ki sağlık bakanlığı yetkilileri de bu konu da çalışmalarını sürdürüyordur.
-------------------------------------------
NİEN PARFÜMERİ YÖNETİCİLERİ AYIPLIDIR.

Bozuk ve kalitesiz ayıplı olarak sattıkları mallar konusunda tüketicileri azarlayarak, hakaret eden NİEN parfümeriden kesinlikle alışveriş yapmamanızı öneririz.

Tüketici Haklarında Yeni Dönem

Tüketici Haklarında Yeni Dönem
14 Haziran 2003 den itibaren,
Ülkemizde, Tüketici Haklarında yepyeni bir dönem başladı!
Tüketici yasasındaki değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle,
Tüketiciler yeni haklara sahip oldu....

Ayıplı mal ve hizmetlerde tüketicilere tazminat hakkı getirildi.
İade talebindeki ilk süre 30 güne çıktı.
Ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili kapsam genişletildi,
Tüketici kredilerinde ve Kredi kartlarında yüksek temerrüt faizine son verildi.
Sözleşmelerdeki haksız şartlar geçersiz oluyor.
Kredi kartıyla alışverişlerde komisyon alınması yasaklandı.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri daha etkin çalışacak,
670.35. YTL.ye kadar,(2005 yılı) uyuşmazlıklarla ilgili verecekleri kararlar artık tarafları bağlayıcı.
Tüketici örgütleri, yasa kapsamıyla ilgili tüketicileri ilgilendirengenel konularda dava açabilecekler.
Konut amaçlı taşınmazlarlarla ilgili uyuşmazlıklar yasa kapsamında
Mesafeli satışlarla (İnternet - Telefon) ilgili uyuşmazlıklar yasa
kapsamında
Paket turlarla ilgili uyuşmazlıklar,Artık tüketici yasası kapsamında.
Kampanyalı satışlarda, kampanya yapan firmalara teminat verme
zorunluluğu getirildi.
Süreli yayın kuruluşlarının yapacağı promosyonlar yalnızca
Kültür ürünlerini kapsayacak ve süresi 60 günü aşamayacak.

Merkez Bankası Tüketicilerle dalga geçiyor ve kredi kartı faiz oranlarını bankaların isteklerini esas alarak belirlemeye devam ediyor

Merkez Bankası yetkilileri, yasanın yürürlük tarihi itibariyle 3 ayda bir yaptıkları açıklamalarıyla olduğu gibi, bu dönemde 01/04/2008 - 01/07/2008 tarihleri arasında uygulanacak olan, aylık akdi faizi % 4.54, temerrüt faiz oranlarını ise,% 5.29 olarak belirlemişlerdir.
Bankaların faiz ortalamalarını temel alarak belirlediklerini ifade ettikleri gibi, belirlenen yüksek faiz oranlarına %0,5 gibi gerekçesi belli olmayan bir piyasa marjı oranı ekleyerek, bankaların haksız kazanç sağlamalarına yeni bir katkı sağlamışlardır.
Bu durum kredi kartı kullanıcıları açısından sorunlarının artarak devam etmesine devam ederken,Merkez Bankası,TÜBİDER in tüketiciler adına yaptığı sorunlara dikkat çeken açıklamalarını göz ardı ederek bankaların isteklerini yerine getirmeye devam etmektedir.Kredi kartı faizlerinin enflasyonun 8 katını aşan bir oranda uygulanması ayıplı hizmet uygulamasının gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu fahiş faizlerin belirlenmesinde ülke gerçeklerine uygun temel alabilecekleri ekonomik kriterler yok mu dur? (Açıklanan enflasyon oranı, Tüketici kredileri faiz oranı, Hazine borçlanma/borç verme faiz oranları gibi.)
Merkez bankasının sonuç olarak bankaların istekleri doğrultusunda hareket ederek, uluslararası bankacılık uygulamalarını esas alması ile, başkanının bankalar birliği temsilcisi gibi davranmasıyla da, ülke gerçeklerine, kamu yararına ve tüketici yasasına aykırı davranmaktadırlar.

Bu gün bankaların faiz uygulamaları incelendiğinde özellikle de temerrüt faiz oranlarının bazı bankalarca keyfi ve fahiş olarak uygulandığı görülecektir.
Merkez Bankası sitesinde, bankaların akdi ve temerrüt faiz oranlarının yayınlandığı listede bazı bankalara ilişkin oranlar eksik ve yanlış verilmiştir.
Bankaların bu gün, akdi faiz oranlarını
% 2,75 ile % 4,54 arasında uyguladıklarını görüyoruz. Ortaya çıkan bu faiz farkı, hizmet kalitesindeki hangi farkı ifade etmektedir. Bankaların bu farkı izah edebilmesi olanaklımı dır?
Para politikalarına ilişkin kamu yararına uygun çalışmalar yapmak, kamu yararına uygun önlemler almak gibi görevleri de olan Merkez Bankasının, kar peşinde koşan ticari bir işletme mantığı ile istediğim faiz oranını açıklarım yaklaşımı içinde tüketicileri mağdur etme hakkı yoktur.
Umuyoruz ki, Merkez Bankası yetkilileri, yakın geçmişte yaşanan kredi kartları mağduriyetlerinden kaynaklı intiharlardan, aile facialarından sonra, konunun toplumsal boyutunu ve hassasiyetini kavramışlardır.

Tüketiciler ülkeyi yönetenlerden, ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler üretmelerini bekliyor.
*5464 sayılı kanunun, Anayasaya ve yasalara aykırı hükümleri tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak yeni bir düzenlemeyle, başta Merkez Bankasına verilen faiz belirleme yetkisi olmak üzere zaman geçirmeden öngörülen yasal değişiklikler yapılmalıdır.

İlgili yasal değişiklikler yapılıncaya kadar,
* Merkez Bankası, tüketici örgütlerinin ve ilgili kesimlerin görüşlerini alarak kredi kartı faiz oranlarını açık ve şeffaf biçimde belirlemelidir.
*Merkez Bankasınca faiz belirlenmesinde kullanılan ve dayanağı olmayan % 0,5 piyasa marjı oranı, uygulaması kaldırılmalıdır.
*Akdi faiz ile temerrüt faiz oranları ilgili tüm belgeler üzerinde 4077 sayılı TKHK un 10/d hükmüne göre ayrı ve açık olarak belirtilmelidir.
* Ülkemizde son dönemde yaşanan döviz yükselişi, faiz oranlarındaki göreceli artışlar ile para piyasalarındaki tedirginlikler gerekçe gösterilerek kredi kartı faiz oranlarını arttırmak yada aynı düzeyde tutma fırsatçılığı da asla düşünülmemelidir.
*% 4.54 oranındaki, aylık akdi faiz uygulaması ile % 5.29 oranındaki gecikme faiz oranları değiştirilerek, yeni dönemde uygulanacak akdi faiz oranı tavanı % 2,5 olarak belirlenmelidir.
Gibi tüketici taleplerini kamuoyu önünde açıklamamıza karşın, Bankalar birliği sözcüsü gibi davranarak açıklanan, kredi kartı kullanıcısı tüketicileri mağdur eden fahiş faiz oranlarını kabul etmeyeceğiz.
Açıklanan/açıklanacak faiz oranlarından kaynaklı yaşanacak kredi kartı mağduriyetlerinin sorumlusu Merkez Bankası yetkilileri olacaktır.

7 Nisan 2008 Pazartesi

Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesi

I-HEDEFLER
Madde 1: Bütün ülkelerdeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki tüketicilerin menfaatlerini ve ihtiyaçlarını gözönüne alarak tüketicilerin çoğu zaman ekonomik şartlar, eğitim seviyeleri ve pazarlık gücü yönünden dengesizliklerle karşılaştıklarının idrakinde olarak; ve adil, tarafsız ve idame ettirilebilecek ekonomik ve sosyal bir gelişmeyi teşvik etmenin önemi kadar, tüketicilerin zararlı olmayan ürünlere erişme haklarına sahip olması gerektiği düşüncesi ile tüketicinin korunmasına ilişkin temel esaslar aşağıdaki şu hedefleri ihtiva eder:
a) Ülkelere, halklarına, tüketici olarak yeterli korumayı sağlamak ve idame ettirmek yönünde yardımcı olmak.
b) Tüketicilerin ihtiyaçlarına ve isteklerine cevap verecek üretim ve dağıtım şekillerini kolaylaştırmak,
c) Malların üretimi ve dağıtımı ve tüketicilere hizmet vermekle iştigal edenler için yüksek ahlaki davranış seviyesini teşvik etmek,
d) Tüketicileri olumsuz yönde etkileyen ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyette bulunan bütün teşebbüslerin iş yolsuzluklarına mani olmak için ülkelere yardımcı olmak,
e) Bağımsız tüketici gruplarının gelişmesini kolaylaştırmak,
f) Tüketiciyi koruma alanında uluslararası işbirliğini kolaylaştırmak,
g) Tüketiciye daha düşük fiyatlarla daha çok seçenek temin edecek pazar şartlarının gelişmesini teşvik etmek.
II- GENEL İLKELER
Madde 2: Hükümetler, aşağıda belirtilen ilkeleri gözönünde tutarak güçlü bir tüketiciyi koruma politikası geliştirip, kuvetlendirmeli veya idame ettirmelidir. Bunu yaparken her hükümet, tüketicilerin korunması ve sosyal şartları ile halkının ihtiyaçları dogrultusunda ve önerilen tedbirlerin bedelini ve yararlarını idrak etmiş olarak kendi önceliklerini tayin etmelidirler.
Madde 3: Tüketicilerin karşılanması istenilen yasal ihtiyaçları şunlardır:
a) Tüketicilerin kendi sağlık ve güvenliklerine karşı tehlikelerden korunması,
b) Tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin geliştirilmesi ve korunması,
c) Tüketicilere, kendi ferdi istek ve ihtiyaçlarına göre bilinçli seçim imkanı saglamak için yeterli bilgilere erişim sağlanması,
d) Tüketici eğitimi,
e) Etkili bir hata telafi merciinin tüketicilere temini,
f) Tüketici ve diğer ilgili grup ve kurulusların olusturulması özgürlüğü ve bu gibi kuruluşların kendilerini etkileyen karar verme işlemlerinde kendi görüşlerini ortaya koyma fırsatı,
Madde 4: Hükümetler, tüketiciyi koruma politikalarını geliştirmek, uygulamak, kontrol etmek için yeterli bir altyapı temin etmeli ve idame ettirmelidir. Tüketiciyi koruma tedbirlerinin, nüfusun tüm bölümlerinin, bilhassa kırsal nüfusun menfaatleri için uygulanmasını saglamak amacıyla özel çaba harcanmalıdır.
Madde 5: Bütün teşebbüsler, sınırları içinde iş yaptıkları ülkelerin ilgili kanun ve kurallarına uymalıdırlar. Ayrıca sözkonusu ülkenin yetkili kişilerince kabul edilmiş bulunan uluslararası koruma standartlarının uygun hükümlerine itaat etmelidirler.
Madde 6: Tüketiciyi koruma politikası gelistirilirken araştırma yapan üniversiteler ile özel ve kamu teşebbüslerinin olumlu rolünün potansiyeli gözönünde bulundurulmalıdır.
III- ESASLAR
Madde 7: asağıdaki esaslar hem mahalli olarak üretilen mal ve hizmetlere, hem de ithal edilenlere uygulanmalıdır.
Madde 8: Tüketiciyi korumak için herhangi bir usul veya kural tatbik edilirken bunların uluslararası ticarete engel teşkil etmemesine ve uluslararası ticaret taahhütleri ile uyumlu olmalarını temin etmek için gerekli özen gösterilmelidir.
(Bu esaslardan ülkemiz için öncelikli olanlar aşağıdadır.)
A- FİZİKİ GÜVENLİK:
Madde 10: İmalatçıların ürettiği malların öngörülen veya tahmini normal kullanım süreleri boyunca güvenli olmalarını sağlamak için uygun politikalar temin edilmelidir. Malları pazara getirmekle yükümlü olanlar, bilhassa müteahhitler, ihraç ve ithal edenler, parakendeciler ve benzerleri (Bunlar bundan böyle dağıtımcılar olarak anılacaktır) bu malların uygunsuz muamele veya depolama sonucunda güvenli olmayan bir hale gelmiş olmamasına ve bu mallar kendi gözetimleri altında iken uygunsuz muamele veya depolama sebebiyle güvenli olmayan bir hale gelmemelerini saglamalıdırlar. Tüketiciler malların usulüne uygun kullanımı hususunda uyarılmalı ve öngörülen veya tahmini kullanım süresince içerebilecekleri tehlikeler bildirilmelidir. Önemli güvenlik bilgileri mümkün olan her yerde tüketiciye uluslararası anlaşılabilen sembolller vasıtasıyla aktarılmalıdır.
Madde 11: İmalatçıların veya dağıtımcıların ürünlerinin pazara çıkartılmasından sonra, daha önce farkedilmeyen tehlikelerin farkına varıldığında, ilgili yetkilileri ve gerekirse halkı, vakit geçirmeden haberdar etmeleri uygun politikalarla temin edilmelidir. Hükümetler de, tüketicilerin bu gibi tehlikeler hakkında uygun şekilde haberdar edilmelerini temin için yollar araştırmalıdır.
Madde 12: Hükümetler gerektiğinde bir ürünün ciddi bir şekilde hatalı oldugu veya usulünce kullanıldığı taktirde dahi külliyetli ve şiddetli bir tehlike arzettiği tespit edilirse, imalatçıların veya dağıtımcıların o malı geri almasını ve değiştirmesini veya ta'dil etmesini veya yerine başka bir ürün vermesini ve bunları makul bir zaman içinde yapması kabil değilse, tüketicinin yeterli şekilde tazminini sağlayacak politikaları benimsetmelidirler.
B- TÜKETİCİLERİN EKONOMİK KARLARININ İYİLEŞTİRILMESİ VE KORUNMASI
Madde 14: Hükümetler, mal ve hizmetlerin temini ile ilgili imalatçılar, dağıtımcılar ve diğerlerinin yürürlükteki kanunlara ve zorunlu standartlara uymalarını sağlamak suretiyle tüketicilerin ekonomik çıkarlarına aykırı olan icraatlari önleme gayretlerini artırmalıdırlar.
Madde 15: Tüketici kuruluşları, gıdaların katkı maddeleri ile saflıklarının bozulması, pazarlama sırasında yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunulması gibi hileli uygulamaları izlemeleri için teşvik edilmelidir.
Madde 16: Hükümetler, malların makul dayanıklılık, kullanışlılık ve güvenirlilik ve kullanım maksatlarına uygunluk gereklerinin yerine getirildiğini gözetmeleri mecburiyetini açiklayan politikaları geliştirmeli veya idame ettirmelidirler. Benzer politikalar hizmetlerin temini için de uygulanmalıdır.
Madde 17: Hükümetler, tüketicilere en çok ürün ve hizmet seçeneğinin en düşük fiyatlarla temini için adil ve etkin bir rekabeti teşvik etmelidirler.
Madde 18: Hükümetler, gereken hallerde imalatçıların veya parakendecilerin güvenilir ve satış sonrası hizmeti ve yedek parçaları yeterli bir şekilde temin etmelerini saglamalıdırlar.
Madde 19: Tüketiciler, tek taraflı standart sözleşmeler ve sözleşmeler içinde temel hakların bulunmaması gibi sözleşme yolsuzluklarına ve satıcıların vicdana aykırı kredi şartları uygulamalarına karşı korunmalıdırlar.
Madde 20: Satiş yükseltici pazarlama ve satiş faaliyetleri tüketicilere adil muamele edilmesi prensibi ile yönlendirilmeli ve hukuki gereksinimlere uyulmalıdır. Bu tüketicilerin bilinçli ve de verilen bilgilerin dogru olması gereklerini saglayacak tedbirleri içerir.
Madde 21: Hükümetler tüketici mallarının her yönü hakkında doğru bilgilerin serbest akışına tüm ilgililerin iştiraklerini teşvik etmelidirler.
Madde 22: Hükümetler, kendi milli bünyeleri içinde ve tüketici kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, tüketicilerin yeterli korunması için pazarlama ve diğer iş faaliyetlerinde kuralların belirlenmesini ve uygulanmasını teşvik etmelidir.
Madde 23: Hükümetler muntazaman ölçüler ve ayarlarla ilgili kanunları gözden geçirmeli ve bu kanunların infaz mekanizmasının yeterliliğini değerlendirmelidir.
C- TÜKETECİ MALLARI VE HİZMETLERİNİN GÜVENLİK VE KALİTESİ İÇİN STANDARTLAR
Madde 26: Hükümetler temel tüketim malları ile hizmetlerin güvenlik, kalite ve performanslarını testlere tabi tutarak sınayabilecek ve belgeleyecek tesislerin mevcudiyetini teşvik ve temin etmelidirler.
E- TÜKETİCİLERE TANZİM İMKANI SAĞLAMA TEDBİRLERİ
Madde 28: Hükümetler tüketicilerin veya uygun oldugu takdirde ilgili kuruluşların süratli, adil, ucuz ve ulaşılabilir resmi veya gayriresmi usullerle tazmin edilebilmeleri imkanını sağlayacak hukuki veya idari tedbirleri tesis ve idame ettirmelidir. Bu gibi usuller özellikle düsük gelirli tüketicilerin ihtiyaçlarını göz önüne almalıdır.
Madde 29: Hükümetler geçeci uyuşmazlıklarının, adil, süratli ve gayriresmi yoldan çözebilecek teşebbüsleri teşvik etmeli ve tüketicilere danışmanlık hizmetleri ve gayriresmi şikayet usulleri hakkında yardımcı olacak gönüllü mekanizmaları tesis etmelidir.
Madde 30: Mevcut tazmin şekilleri ve diğer uyuşmazlık çözme usulleri hakkındaki bilgiler tüketiciye sunulmalıdır.
F- EĞİTİM VE BİLGİ PROGRAMLARI
Madde 31: Hükümetler ilgili halkın kültürel geleneklerini de göz önüne alarak, genel tüketici eğilim ve bilinçlendirme programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir. Bu gibi programların amacı halkın kendi hak ve sorumluluklarının idrakında olarak mal ve hizmetleri bilinçli bir şekilde seçebilmesi ve bu şekilde ayırım yapabilen tüketici olmalarına imkan saglanmaktadır. Bu programların geliştirilmesinde gerek kırsal, gerekse kent kesimindeki düşük gelirli ve okuma yazma bilmeyen mağdur tüketicilere özel önem verilmelidir.
Madde 32: Tüketici eğitimi, müsait olduğunda öğrenim sisteminin temel müfredatının tercihan mevcut konuların bölünmez bir parçası haline getirilmelidir.
Madde 33: Tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları aşağıda belirtilen önemli yönleri de kapsamalıdır:
a) Sağlık, beslenme, gıda kökenli hastalıkların ve gıdalara gereksiz katkı maddelerinin konulmasının önlenmesi,
b) Ürün tehlikeleri,
c) Ürünlerin etiketlenmesi,
d) İlgili kanunlar, tazmin sağlanması ve tüketiciyi korumak için teşkilatlar ve kuruluşlar,
e) Ölçüler ve ayarlar, fiyatlar, kalite, kredi şartları ve temel ihtiyaçların mevcudiyeti hakkında bilgiler,
f) Gerekirse kirlilik ve çevre.
Madde 34: Hükümetler tüketici kuruluslar ve basın dahil diğer ilgili grupları eğitim ve bilinçlendirme programlarını özellikle kırsal kesim ve kentteki düşük gelirli tüketicilerin menfaatine önem vererek ele almaları için teşvik etmelidir.
Madde 35: İş kesimi müsait olduğunda, gerçeğe uygun ve geçerli tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları yapmalı veya bunlara iştirak etmelidir.
Madde 36: Kırsal kesim tüketicilerini ve okuma yazma bilmeyen tüketicileri dikkate alarak, hükümetler müsait oldugunda, toplu basın ve yayında tüketici bilgi programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir.
Madde 37: Hükümetler tüketici bilinçlendirme ve ögrenim programlarının yürütülmesini sağlayabilmek için eğitimcilere, toplu iletişim uzmanlarına ve tüketici danişmanlarına uygun eğitim programları düzenlemeli ve bunları teşvik etmelidirler.